Choose your display style: Default (modern browsers) | Basic (older browsers) | Minimal (printing) | Large type
Kırık Tüfek #68, Kasım 2005

WRI homepage > Publications > Kırık Tüfek > #68, Kasım 2005

Eritrea graphic 24.11.2005

1 Eylül 2005: Barış Tutsakları Günü

Editörden

Hatırlayacağımız gibi bir çoğumuz 1990’ların başlarında Eritre’nin bağımsızlığını geri kazanmasıyla umutlanmıştık. Kişisel olarak bunları; özerk gelişim, kooperatiflerin kurulması hakkında ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlara bağımlı olmaksızın genel olarak Eritre’nin bir rota çizerek diğer bir çok ülkenin dış borca sürüklenmesi hakkında okuduklarımdan hatırlıyorum. Şaşılacak olan, 14 yıl sonra durumun tamamen farklı olması ve Kırık Tüfek’in bu baskısı sadece ülkede olup bitenlere bir göz atış olabilir.  Ilk bigileri Eritre Antimilitarizm İnisiyatifinden aldığımızda şok olduk. Zorla askere almalar ve tutuklamalar- genç insanların akli idamları--erkek ve kadınlar--Tek alternatif olarak sürgün ile Eritre gençliğinin günlük geleceği gibi görünen askerlik hizmetini reddedenler.

WRI’nin Afrika bağlantıları hala yetersiz.  Dört yıl önce, 2001’de Angola’daki 15 Mayıs’ta (Uluslararası Vicdani Retçiler Günü) duruma dikkat çektik. 2005 Barış Tutsakları Günü’nde Eritre’ye odaklanmak, her neredelerse Afrikalı antimilitarist gruplara ulaşmak için iyi bir imkan.  Bu baskıdaki makaleler- retçilerle söyleşi- Eritre’deki savaş karşıtlarının bizim desteğimize ne kadar acil ihitiyaçları olduğunu açıkca göstermektedir. Eritre’daki durum hakkında daha fazla bilgi almak için WRI’nin web sitesinde yayımlanan dokümantasyona ulaşabilirsiniz. http://wri-irg.org/news/2005/Eritre-en.htm İndirmek ve dağıtmak için kendinizi rahat hissedin.

Andreas Speck
Barış Tutsakları 2005 Onur Listesi

Eritre’de Vicdani Ret

Ülkenin arka planı

Eritre, Afrika’nın ucunda yer alan,  de-fakto bağımsızlığını 24 Mayıs 1991’de komşusu Etyopya’nın egemenliğine karşı 30 yıl boyunca süren acı dolu, kanlı ve pahalıya mal olan silahlı mücadeleden sonra kazandı.  Resmi bağımsızlığını 24 Mayıs 1993’te, Birleşmiş Miletler’ in gözcülüğünde gerçekleştirilen referandum sonucunda ezici bir evet oylamasından sonra açıkladı.

Tigrigna (50%) ve Tigre (40%), iki büyük etnik gruptur.  Afar 4%, geri kalan 6% bölümü ise Kunama, Nara, Bielen, Rashaida, Hidarb ve Saho oluşturmaktadır. Baskın olan iki din arasında Hristiyanlığa dahil mezhepler Kıptiler, Katolikler ve diğer Protestanlardır, diğer hakim olan din ise İslamdır. Resmi dilleri, Tigrigna, İngilizce ve Arapça’dır fakat çeşitli etnik diller varlıklarını sürdürmektedirler.

İtalyanlar, 1980’de Eritre’yi sömürgeleştirmişler ve ismini vermişlerdir. 2. Dünya Savaşında İtalya’nın yenilgisinden sonra, Eritre’nin Afrika kolonileri, Somali ve Libya İngiltere’nin 10 yıl boyunca koruması altına girmişlerdi. 1945-1950 arası bu üç milletin geleceği Birleşmiş Millet’lerde sıcak bir konu idi. Bu durum, 1952-1962 yılları arasında on yılık bir projelendirmeyle yapılan Eritre, Etiopya hastalık-bildirimi konfederasyonu olarak sona erdi.  1961’de Etiopya, konfederasyon terimini çiğneyerek, Eritre’yi kendisinin 14. ili olarak deklare etti. Aynı yıl, Eritre Özgürlük Cephesi (ELF), Hamid Idris Awate liderliğinde silahlı direnişe başladı.

1970’de, Eritre İnsanlarının Gücü (PFE) olarak bilinen grup ELF’ ten koptu. Genç jenerasyonunun öncülüğünü yaptığı devrimci bir hareketti bu. 1977’deki ilk kongresinin ardından PFE yeniden yapılanarak, Eritre İnsanlarının Özgürlüğü Cephesi olarak ELF’I geride bıraktı. EPLF, Etiopya’dan bağımsızlığını uzun bir savaşın ardından almayı başardı.

EPLF, başarılı bağımsızlık mücadelesinin lideri Issayas Afewerki’nin altında derhal hükümetini kurdu. EPLF üyeleri, idari ve diğer anathar pozisyonlarda görev aldılar. 1994’teki üçüncü kongrede isimlerini, İnsanların Demokrasi ve Adalet Cephesi (PFDJ) olarak değiştirdiler.

İsminden farklı olarak, rejim hiç de demokratik ve adaletli değildi. Daha da fazlası, anayasal değildi. 1994’te kurulan Anayasa Komisyonu, halkın onayını alarak 1997 anayasasını hazırlamıştı. Rejim bunu yok sayarak Eylül 2001’de, demokratik değişimi ve onaylı anayasanın zorlanmasını talep eden muhalif partinin 11 üyesini tutukladı.  

Bugün PDFJ, zalim diktatörlüğün yasa koyucusudur. Eritreliler, temel sivil ve insan haklarını yok sayıyorlar, bütün protestolar herzaman keyfi tutuklama, gözaltı ve işkenceyle sonlanıyor.  Yeni ulusal vizyonunda barış, istikrar ve refah olan bütün Eritreliler için  savaşın derecesi, yozlaşma ve gücün kötüye kullanımı; bağımsızlığın ardından inanılmaz ölçüdeydi. Bağımsızlıktan 11 yıl sonra, özgürlükten 13 yıl sonra Eritre, yoksulluğun ve zulmün kural olduğu bir ülke olmuştu.

Son üç yılda, genel ulusal servis için karargah olarak Sawa isimli askeri eğitim kampı kuruldu. Bütün lise öğrencileri, kadın ve erkek, Sawa bünyesindeki bir okulda 12. yaş eğitimlerini bitirmeye zorlandılar. Hiçbiri ulusal servisi tamamladıktan sonra, ileriki eğitimleri için üniversiteye dönmedi. Eritre’nin tek üniveristesi olan Asmara Üniversitesinde sadece, askere almalar başlamadan önce giren üçüncü ve dördüncü yıl öğrencileri var.

Hükümet, ülkeyi tamamen militarize etmişti. Gençlerin zorla askere alınması, 50 yaşın altındaki yaşı tutmayan çocukların ve erişkinlerin alımı günlük bir olaydı. Acemi erler acımasızca işkence görüyorlardı ve kadınların cinsel tacize uğradığına dair kanıtlar bulunmaktaydı. Kimsenin askeri otoriteler hakkında soru sormaya hakkı yoktu. Kimsenin vicdani redde hakkı yoktu.

Geçen üç buçuk yılın sonunda, Eritreliler, yasal hakları olan ifade özgürlüklerini yok saymışlardı. Bağımsız hiçbir gazete, TV kanalları veya radyo yoktu. Tek aktif medya, devletinkiydi. Sadece internet, girebilenler için devlet propagandasıyla boyanmamış bir kaynaktı.

Dış politika ülkeyi; insan hakları örgütlerinden, ilk yardım kuruluşlarından ve uluslararası topluluklardan yalıtmıştı. Diktatör, rejim karşıtlarının gözünü Ulusal Birlik kavramını kullanarak korkutmuş ve gözden düşürmüştür. Dini azınlıklara, hapis ve işkence yoluyla zulmettirilmişti. Compas Direct haber ajansına göre bu yıla kadar, içlerinde dua eden grupların, evlenme törenine katılanların, İncil çalışma grubunun, entellektüellerin ve profesyonellerin bulunduğu 187 Eritreli hristiyan tutuklanmıştı.

The Christian Post’un 24 Şubat 2005’teki yayınına göre, Eritre hükümeti Mayıs 2002’den beri protestan kiliselerini illegal oldukları gerekçesiyle kapatmıştı. Sadece dört din yasal kabul ediliyordu: Ortodoks Hristiyanlık, Katolizm, Lutheranizm ve İslam.

Vicdani Ret bir tabu. VRler, rejim tarafından korkak ve hain olarak damgalanıyorlardı. Ne bir yasa ne de yerine geçen bir sivil hizmet yoktu. Vicdani red veya firar sonucunda, şiddetli işkence, uzun süre hapis veya ölüm vardı.

1998’den 2000’e Etyopya ile sınır savaşı korkularından sonra ordu içindeki vicdani retçi sayısı arttı. Bugün, askerlik hizmetini ve orduyu reddeden binlercesi var. Bu kişiler sürgüne gitmeye zorlanıyorlar. Önemli bir kısmı Avrupa, Libya, Etyopya ve Sudan’da politik sığınma elde etmeye çalışıyorlar. Eritreli mülteciler Almanya’da, Eritre ordusundan kaçanlara destek vermek ve Eritre’de barış ve antimilitarizmi sağlamak için Eritre Antimilitarist İnisiyatifini kurdular.

Savaşın sonuçları

Bağımsızlık için yapılan uzun savaşın, sonrasında toplumdaki çatışkılar ve ekonomi üzerindeki etkisi hesaplanamaz ölçüdeydi. Bunlar, bütün bölge rejimininin akış döngüsünü kötü yönde etkilemiş, ve binlerce insanı dış yardıma bağımlı bir hale getirmişti. Bu çekişmenin sonuçları korkunçtu: hayatların kaybı, yoksullaşma, insanların yerlerinden edilmesi, mayın tehlikesi, yağma, mülke el koyma, sürgün ve travma.

Şu an, Eritre nüfusunun üçte birinden daha fazlası sürgün hayatı yaşıyor. Savaş, ailelerin parçalanması, kültürün ve toplum normlarının evde ve sürgünde kaybı ile sonuçlanmıştı.

Uluslararası ve ulusal NGOlar

 Ulusal ve uluslararası devlet dışı örgütlerin (NGO) çok küçük bir aktivasyonu bulunmaktadır. Rejimin denetimi altında ne varolabilecekti?.. İnsan haklarını savunacak veya insanlıktan uzak şekillerde askerliğe zorlamalar ve VR’lere zulüm hakkında tanıklık edebilecek hiçbir uluslararası NGO bulunmamaktadır. Hükümetin, ulusal bağımsız NGO’lara, insan hakları gruplarına, uluslararası gözetmenlere veya dış ropörtörlere karşı da hiç toleransı yok. Araştırmalar Uluslararası Af Örgütü tarafından talep edilmiş diğer talepler hiçe sayılmıştır. Bütün uluslararası gazeteciler yasal olarak engellenmişlerdir.

Barış için bir yol olarak vicdani ret

Eritre insanları, politik, sosyal ve ekonomik bir krizin içindeler. Çok partili politik sistemle birlikte yasal olarak seçilmiş liderlerin öncülüğünde sağlıklı ve demokratik bir atmosferin kurulmasına acil ihtiyaç var.  bütün politik tutsakların VR’lerin serbest bırakılması da acilen gerekli. Bu yüzden, yukarıda anlatılanlar bağlamında AEI, askerlik hizmetini ret için hukuk mücadelesi vermektedir.

Askerlik hizmetinin, militarizmin ve savaşın reddinin aşağıdaki sebeplerden dolayı hayati olduğuna inanıyoruz:

  1. VR fikirleri ve öğretileri; barış, insanlık ve erdem üzerine kurulmuştur. Saptırılmış ve provakatif olan ulusal birlik ve egemenlik propagandalarına karşı duruş için bir cevap olduğuna inanıyoruz.
  2. Bir çok insan Eritre’deki savaşa Hayır diyor ve yine bir çok insan, komşu ülkelerindeki, bölgedeki ve dünyadaki savaşlara Hayır diyor. Bir çok hükümet barışçıl çözümler hakkında düşünmeye başlayabilir, insan haklarına saygıyı geliştirme ve gelecek nesiller için güvenli ve adaletli bir toplum inşası planları yapabilirler.
  3. Vicdani ret (VR), savaş ve militarizm karşıtlığının dizgini ve dengesidir. Bir VR, bir savaş lordunun karşı ucunda yer alır. Bir VRçinin askeri hedeflere göğüs gerip, hedeflerini başka yöne çevirebileceğine inanıyoruz.

Yohannes Kidane, Eritreli bir mülteci ve Eritre Antimilitarizm İnisiyatifinin aktif bir üyesi olarak Almanya’da yaşıyor.

Kaynaklar:

Eritre Demokratik Partisi (EDP) manifestosu, Asmaryon ve Awate web sayfaları.
Eritre Antimilitarizm İnisiyatifi, c/o Yohannes Kidane, Bahnstrasse 51, D-61449 Steinbach, email yohannesk2000@yahoo.com

Liste nasıl işliyor

ABD

Christine Gaunt (altı ay, 20/11/2005’te girdi)
Fr. Louis Vitale (mahkemeyi bekliyor)
Priscilla Treska (mahkemeyi bekliyor)
Fr. Jerome Zawada (mahkemeyi bekliyor)
>> Muscogee County Jail, 700 E. 10th St., Columbus GA 31901-2899
Fort Benning okulundaki Kasım Gösterileri süresince araziye izinsiz girme nedeniyle tutuklandılar. Vitale, Treska ve Zawada 30 Ocak’ta kefaletle dışarıda olan diğer aktivistlerle mahkemeye çıkacaklar.

Ardeth Platte (10857-039) (41 ay - 22/12/05’de çıktı)
>> FPC Danbury, Pembroke Station Rt. 37, Danbury, CT 06811-0379
06/10/02’de Kolorado nükleer füze silosunun silahsizlanması için Kutsal Dünya ve Evren  eyleminde sabotajdan mahkum edildi.

Helen Woodson (03231-045) (106 ay - 11/03/04’te girdi)
>> FMC Carswell, Max Unit, POB 27137, Ft. Worth, TX 76127
Kansas City, Missouri’deki, 11/03/04’te federal mahkeme binası önünde yapılan savaş karşıtı eylemde şartlı tahliye ihlali nedeniyle tutuklandı ve 03/09/04’te serbest bırakıldı. Ihlal suçu kabul edilip18/06/04’te dört yeni ceza aldı.

Inge Donato (40885-050) (altı ay - 06/02/06’da dışarı çıkacak)
>> FDC Philadelphia, POB 561, Philadelphia, PA 19106
Dini nedenlerden dolayı savaş vergisi ödemeyi reddettiği için mahkum edildi.

Rafil Dhafir (hüküm bekliyor 18/11/05)
>> Jamesville Correctional Facility, POB 143, Jamesville, NY 13078
US yaptırımlarını ihlal ederek Iraklılara insani ve finans yardımında bulunmaktan Şubat 2005’te mahkum edildi.

Michael D. Poulin (14793-097) (27 ay - 25/01/06’da çıktı)
>> FPC Sheridan Unit 5, POB 6000, Sheridan, OR 97378.
US imparatorluğunun kırılganlığını göstermek için elektrik iletim kulelerine zarar vermekten mahkum edildi.

Laro Nicol (80430-008) (2 yıl - 15/06/06’da çıkacak)
>> FCI Safford, POB 9000, Safford, AZ 85548
Insan hakları ve savaş karşıtı aktivist, ateşli silahları ve patlayıcıları dile getirerek uzun vadede kurtulmak için hiç mücadele yapılmadığını ileri sürdü. Daha fazla bilgi için http://www.phoenixcopwatch.org/freelaro.htm

Neil Quentin Lucas (13 ay- 22/08/06’da çıkacak)
>> Building 1490, Randolph Rd, Fort Sill, OK73503
VR hakkı talebinin geri çevrilmesinden sonra mevzilenmeyi red etti.

Kevin Benderman (15 ay - 29/07/05’de girdi)
>> c/o Benderman Defense, POB 2322, Hinesville, GA 31310
Profesyonel ordu subayı VR statüsünü reddetti ve Irak’a eksik hareketten mahkum edildi.

Jerry Texiero (mahkemeyi bekliyor-savaşla ilgili)
>> Pinellas County Jail, 14400 49th St. N., Clearwater, FL 33762-2890
Vicdani nedenlerden dolayı Vietnam-dönemi Deniz Kolordu kaçağı, 16 Ağustos 2005’te tutuklandı (!). Savaş mahkemesini bekliyor.

Eritre

Paulos Eyassu (24/09/1994 - )
Negede Teklemariam (24/09/1994 - )
Isaac Mogos (24/09/1994 - )
Aron Abraha (09/05/2001 - )
Mussie Fessehaye (Haziran 2003 - )
Ambakom Tsegezab (Şubat 2004 - )
Bemnet Fessehaye (Şubat 2005 - )
Henok Ghebru (Şubat 2005 - )
>> Sawa Cezaevi, Eritre
Amanuel Tesfaendrias (March 2005 - )
>> Wia Cezaevi, Eritre

Tamamı dokuz olan Yehova Şahitleri askerlik hizmetini reddettikleri için tutuklandılar.  Üç Yehova Şahidi 24 Eylül 1994’ten beri askerlik hizmetini yerine getirmeyi reddettikleri için tutuklular.  Üçü de “suç”larından dolayı hiç yargılanmadılar, vicdani ret için maksimum ceza 3 yıl.

Ermenistan

Ermenistan 2004’te vicdani ret yasasına geçmesine rağmen , vicdani retçileri tutuklamaya devam ediyor. Bir çok vicdani retçi, Savunma Bakanlığı’nca yönetilen alternetif hizmeti de reddediyor. 22 Yehova Şahidi, 2005’te alternatif hizmetlerini terk ettikleri için kaçak suçlamasıyla karşı karşıyalar.

Mher Manukyan (16/12/04 - 15/12/06)
Arman Marinosyan (23/02/05 - 22/02/07)
Roma Karapetyan (24/02/05 - 23/02/07)
Sergey Ovanisyan (28/02/05 - 27/08/06)
Gevork Manukyan (03/03/05 - 02/03/07)
Ashot Torgomyan (14/03/05 - 13/03/07)
Sarkis Karapetyan (06/04/05 - 05/10/06)
Tatul Gogzhyan (15/04/05 - 14/12/06)
Armen Grigoryan (09/06/05 - 08/06/07)
Grisha Gevorkyan (01/07/05 - 30/06/07)
>> Kosh Cezai Kurumu, Kosh, Ermenistan

Suren Barsegyan (09/06/05 - 08/06/07)
Ashot Virabyan (01/07/05 - 30/06/07)
Yenok Ivanyan (01/07/05 - 30/06/07)
Grachya Sargsyan (16/08/05 - 15/02/07)
Akop Muradyan (02/08/05, duruşmayı bekliyor)
Vagarshak Markaryan (17/08/05, duruşmayı bekliyor)
Boris Melkumyan (17/08/05, duruşmayı bekliyor)
Artur Chilingarov (18/08/05, duruşmayı bekliyor)
Gagik Davtyan (18/08/05, duruşmayı bekliyor)
Garik Begdzanyan (19/08/05, duruşmayı bekliyor)
Artur Akopyan (23/08/05, duruşmayı bekliyor)
Shaliko Sargsyan (26/08/05, duruşmayı bekliyor)
>> Nubarashen Ceza Kurumu, Nubarashen, Ermenistan

Tigran Abraamyan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
Garazat Azatyan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
Vaye Grigoryan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
Garik Melkonyan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
Karlen Simonyan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
Genrik Safaryan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
Gayk Khachatryan (22/08/05, duruşmayı bekliyor)
>> Vardenis Tutuklama Merkezi, Vardenis, Ermenistan

Areg Avanesyan (16/02/05 - 15/02/09)
>> Shishi Ceza Kurumu, Shushi, Nagorno-Karabakh

Nagorno-Karabakh’ a alternatif hizmet için transfer edilen Ermeni vatandaşları, hizmeti reddettikleri için orada tutuklandılar. Nagorno-Karabakh, de-fakto bağımsız bir ermeni yerleşim bölgesi.  Ermeni güçler Nagorno-Karabakh güçlerini desteklemekte ve Nagorno-Karabakh Cumhuriyeti Suç Kodu, Ermenistan Suç Kodu ile neredeyse aynı.

Finlandiya

BM’nin ve diğer uluslararası kurumların baskısına rağmen Finlandiya, total terçileri tutuklamaya devam ediyor ve uluslararası standartlar ölçüsünde yasal bir düzenleme getirmeyi reddediyor. Çalışma Bakanlığı, yasayı değiştirme sürecine başladı – ilk defa yasa taslağını hazırlamada Fin VRler Birliği ile masaya oturuldu – fakat alternatif hizmetin kısaltılması, komite buyruğuna dahil edilmedi. Bu yüzden büyük bir değişiklik beklenememektedir.  1 Ekim’de 12 total retçi hapisteydi fakat sadece 1 Aralık’ta halen tutuklu olacak ikisi isimlerinin yayınlanmasına izin verdi.

Sauli Korpiluoma (02/08/05 - 27/01/06)
Aleksei Riikonen (12/09/05 - 29/03/06)
>> Helsingin työsiirtola, PL 36, 01531 Vantaa, Finlandiya

Güney Kore

2004’te Ülke Yüksek Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi, vicdani ret hakkına karşı hüküm verdi. Şu anda yaklaşık 1000  vicdani retçi içerde ve bunların büyük kısmı Yehova Şahidi ve iki dava BM İnsan Hakları Komitesi öncesinde askıda.

Hollanda

Turi Vaccaro (mahkemeyi beklemede)
HvB de Boschpoot, Nassausingel 26, 4811 DG Breda, Hollanda
F-16 nükleer bombacılara karşı 10 Ağustos 2005’te Woensdrecht AFB’ de yapılan Sabandemiri silahsızlanma eylemi; mahkeme 13/10/05’e görülecekti.

İsrail

Askere alınmayı reddeden bir kaç İsrailli, tekrar eden tutukluluk süreleriyle 100 günden fazla hapis yatmaktadır. Bunlardan biri olan Alex Kohn, lise son sınıf öğrencileri derneği  (Shministim) başlatıcılarından, ve Durzi retçi Wissam Qablan’dır. Şaşılacak olan, 1 Aralık’a kadar içerde kalacağı önceden duyurulan biri için İsrail pratiği, dayatılan disiplin cezasının 5 haftadan daha fazla tekrarını imkansız kılmaktadır. Lütfen, güncelleme ve yeni ikazlar için WRI web sitesini ziyaret ediniz. http://wri-irg.org/news/alerts.

Porto Riko

José Vélez Acosta (23883-069)
(beş yıl - 27/01/06’da dışarı çıktı)
>> USP, POB 1033, Coleman, Florida 33521-1033, USA
José Pérez González (21519-069)
(beş yıl - 15/07/08’de dışarı çıktı)
>> Edgefield FCI, PO Box 725, Edgefield, SC 29824, USA
Her ikisi de komplo, federal mülke zarar vermekten, ve/veya 01/05/03’te Porto Riko’da Vieques US borbardımanına karşı gelmekten gözaltında tutma koşuluyla salıverilme ihlali gerekçesiyle cezalandırıldılar. Lütfen, tutsaklar ve aileleri için ekonomik destek ve mektup gönderin: May 1 Arrestees Support Committee, P.O. Box 191792, San Juan, PR 00919-1792

Rusya

Igor Sutyagin (15 yıl)
>> 427965, Respublika Udmurtiya, g. Sarapul; ul. Raskolnikova, 53-A, YaCh-91/5, 14 otryad; Rusya
27/10/1999’dan beri tutuklu, şimdi kamu nükleer silahları araştırmasından dolayı casus olarak mahkum - 07/04/04’de mahkum edildi.

Türkiye

Nisan’da vicdani retçilere yapılan zulüm, Mehmet Tarhan’ın tutuklanmasıyla yeniden başladı. Türkiye’de 50’den fazla vicdani reddini açıklamış kişi var ve bunların bir çoğu her an tutuklanabilir. Bununla birlikte, genellikle Türk otoriteleri vicdani retçileri tutuklamaktan sakınıyor – Mehmet Tarhan’ın davası gibi istisna durumlar da mevcut.

Mehmet Tarhan (08/04/05- )
>> Sivas Askeri Cezaevi, 5. Piyade Eğitim Tugayı, Askeri Cezaevi, Temeltepe - Sivas, Türkiye
10 Ağustos 2005’te tutuklandı ve “birliği önünde itaatsizlik” suçundan iki kere yargılanarak 5 yıl hapis aldı. Bir sonraki davası 15 Aralık 2005’teydi.

Yunanistan

2005’te, Yunanistan’daki durum, uluslararası dikkatin geniş ölçüde olmasına rağmen daha da kötüleşti. Aralık 2004’te Lazaros Petromelidis mevcutsuz olarak 2 ½ yıl ceza aldı. Halen dışarıda fakat, tutuklanabilir.
Diğer vicdani retçiler Mayıs 2005’te tutuklandılar ve ertelenen cezalara çarptırıldılar. Kimi VRler temyiz mahkemesi sonuçlarını bekliyorlar ve hapsedilmeyle karşı karşıyalar.

Eylem

Kart ve mektup gönderme

Gelecek çalışmalarımızı destekleyin

47 yıldır WRI, vicdani tutsakların isimlerini ve hikayelerini basmaktadır. Bu geleneği sürdürmemize yardım edin. WRI’ye özel PfP bağışlarınızı göndererek gelecek yıl araştırmamıza destek olun.

Katkılarınızı gönderin: War Resisters' International, 5 Caledonian Rd, London N1 9DX, Britain (tel +44-20-7278 4040; fax 7278 0444; email pfp@wri-irg.org).

Tutsaklara desteğiniz bir fark yaratabilir. Dayanışmanızı gösterin!

Online bağış için, ve/veya kredi kartı ile WRI yayınlarını ve Kırık Tüfek rozetlerini sipariş edebileceğiniz WRI webshop’unu ziyaret edin: http://wri-irg.org/shop/shop-uk.htm

Online versiyon: http://wri-irg.org/br-home.htm dört dildeki PfP 2005 paketine ulaşın.

Ben savaşa doydum

Ben 10 Ocak 1981’de Asmara’da doğdum. Ben sadece 15 yaşındaydım ve bize Ulusal servisteki temel eğitimin hemen ardından okul bitirme sınavlarının sonuçlarının verileceğini söylediler.  Orduya katılma nedenim buydu, sınav sonuçlarımın iyi olacağını ummuştum, böylece temel eğitimin ardından eğitimime devam edebilecektim. 1996’da temel eğitimim için Sawa’ya götürüldüm.

Bazı kızlar, orada da ikincil planda olmalarına rağmen orduya katılmak için evlerinde kaçmışlardı. Bazen aileleri, onları eve geri götürmek için gelirlerdi. Fakat otoriteler bu talepleri hep geri çevirdi.

Bir çok kıza tecavüz edildi. Bazı kızlar duruma adapte olup, kendi inisiyatifleri dışında tecavüz edilmeyi önlemek için subaylarla ileri gittiler. Sadece erkek subaylar vardı. Razı olmayanlar, erkeklere verilen en kötü işleri yapmayı reddedenler savaşa gönderildi. Uysal ve güzel olan kızlara iyi davranıldı. Sıklıkla istekleri dışında hamile bırakıldılar.

Biz Girmaik sahasındaki Baka’daydık. Evkadınlığını oynamayı reddeden kadınlara ceza olarak gece 3-4 saat nöbet verildi. Bu kızlara yardım etmek isteyen erkekler de cezalandırıldı – bütün gün boyunca güneşte hazır olda beklemeleri emredildi. Oyunu oynamayı kabul eden kızlara iyi davranıldı.

Bunlara uzun süre dayanamayanlar, ailelerini görmek isteyenler sonunda kaçtılar. Bazıları kendiliğinden bazıları da askeri polis tarafından yakalanarak döndü. Bunlara helikopter veya sekiz numara (1) cezası verildi. Bazıları güneş altında saatlerce bekletilmeden önce sütle ıslatıldılar. Kanun kaçağı veya firari olarak adlandırıldılar.

18 ay hizmetin ardından iki ek ay daha kalmak zorundaydık. Sonra savaş başladı. Bunu tarif etmek benim için çok zor. Korkunçtu. Mesela, şöyle bir kural vardı; yaralananlardan, önce kıdemli olanlar hastahaneye taşınacaktı. Ön sıraya alınarak sıradan askerlerin/erlerin önüne konuyorlardı. Bu yüzden bir keresinde beş altı genç asker öldü. Oradan henüz ayrılmışlardı.  Cepheden bir mola için geri çekildikleri bir sırada, bazıları izinsiz olarak ailelerine gitmişlerdi. Geri döndüklerinde, birlik onları cezalandırmak için doğrudan cepheye gönderdi. Diğerleri neredeyse idam edildi.

Ben savaşa doydum, eve gönderilmeyip orada kalacak olmama rağmen hasta olduğumu rapor ettim. Bir çok rica ve yakınmadan sonra 5 gün sağlık izni aldım fakat on gün gitmedim. Sonra çok korktum ve geri döndüm. Ceza olarak bir hafta boyunca su dolu bir kovayı bir tepede yukarı aşağı taşıdım.

Mayıs 1999’da birlik komutanı bana tecavüz etmeyi denedi. Bağırdım ve diğerleri gelip bunun olmasını engelleyerek bana yardım ettiler. Onun cezalandırılmasını bekliyordum fakat şikayetimi üstlerine iletecek olan da oydu. Cezalandırılmadı.

Ikinci saldırıdan sonra, birliğimiz bir eğitim aldı ve yıllık hesap bilançosu hazırladı. Ben birlik idaresine alınarak girdi ve harcamaları kontrol ettim. Üstüm beni baskı altına alarak hakkımda yalanlar söyledi çünkü isteklerine razı gelmiyordum. Mesela beni parasını çalmakla suçladı. Hakkımdaki bu tür suçlamalarını benim cezalandırılmamı sağlamak için üstlerine de söyledi. Bu katlanılır gibi değildi. Bu yüzden Asmara’daki ailemin yanına gittim. Bir ay sonra tutuklandım ve Gegjeret’teki polis karakoluna götürüldüm. Daha sonra ise Adiabeto’ya gönderildim. Sürekli olarak “birliğime iade edilmeyi istiyorum” talebinde bulundum. Eğer cezalandırılıcakdıysam birliğimde cezalandırılmayı istiyordum. Yine de bir kaç hafta sonra Adiabeto’daki cezaevinden kaçarak Adisegdo’ya gittim.

Burada bir yıldan uzun süre kalmayı başardım. Sürekli saklanmak zorundaydım, misafirlerin beni görmesine izin yoktu ve evden de dışarı çıkamıyordum. Komşular beni görmeyecekti, böylece polise de ihbar edemeyeceklerdi. Bu süre zarfında babamın arkadaşlarıyla kontakt kurdum, bana ELF (Eritre Özgürlük Cephesi)’ten bazı itiraz dilekçeleri sağladılar. Çünkü uzun süredir ortalarda değildim ve otoriteler babam üzerinde baskı kuruyorlardı ve en sonunda da onu tutukladılar. Onun arkadaşlarının yardımıyla en sonunda Sudan’a kaçabildim.

Bisrat Habte Micael ile 28 Mayıs 2004’te yapılan ropörtaj.

Notlar

(1) “Helikopter”: kurbanın elleri ve ayakları bir iple bağlanarak, yüz üstü güneş altında, yağmurda veya dondurucu soğuk gecelerde kıyafetsiz olarak bekletilmesi.

Güneşteki işkencem

Ben 12 Aralık 1978’de Asmara’da doğdum. 1996’da Sawa’daki ulusal servise alındım.
Temel eğitim sırasınca yemekler berbattı, tabii eğitim de. Eğitmenlerimiz eğitim talimatlarına bağlı kalmıyorlardı fakat bizi, kendi kıyafetlerini yıkamamız veya su taşımamız gibi isteklerine boyun eğmeye zorluyorladı. Yeterince yiyecek yoktu. Ekmek için boz unu kullanılıyordu.

Altı aylık askeri eğitimin ardından, Ketan’dan Sahel’e 120 km. den daha fazla askeri yürüyüş yaptırıldı.  Daha sonra 15 günlüğüne Nakfa’ya siper kazmaya götürüldük. Bunu neden yaptığımız pek açık değildi çünkü siperler oldukça kullanışsızdı. Daha da beteri dışarısı çok soğuktu ve bizim hiç battaniyemiz yoktu, bazen toprağı kendimizi korumak için kullanmaya zorlandık. Sonra 2001 Tümeni, 2. Tugay, 1. Tabur, 3. Birlik, 2. Bölük’e geri geldim. Dembelas bölgesindeki Ambori’de mevzilendik çünkü 1993’den beri kuzey ve batıda saldırıları artan Sudan temelli küçük bir grup olan Cihat (Eritre İslami Cihadı, EIJ), oradaydı ve çatışma çok olasıydı.

Kasım 1997’de askeri bir kursa katılmak için Amerikan tarzı küçük çatışmaların olduğunu düşündüğümüz Mensure’ye nakledildim. Bu, askerliğimin bitmesini tahmin ettiğim tarihten 2 ay önceydi. Daha sonra anladım ki bu savaş hazırlığıydı. Nisan başlarında, birden dörde kadar olan askere almalarda ulusal servise çağırılan eski askerler de tekrar askere alınmışlardı. Bahane olarak da geliştirme amaçlı askere alındıkları söylenmişti. Aslında savaş için çağrılmışlar ve bize gönderilmişlerdi.

12 Mayıs’ta Badime’ye saldırdık. Etiopya topraklarında Dembegedamu’ya kadar olan 18-20 km.lik bölgeyi işgel ettik ve orada konumlandık. 1 hafta sonra 381. Tümen nöbet devraldı ve biz Zorona’da konuşlandık. Başlarda, yapacak çok şey yoktu. Siper kazdık. Birlik lideri, sebze yetiştirmek gibi olan kendi işlerimizi yaptırdı. Hasat zamanı, bu sebzeleri kendi paramızla almak zorunda kaldık. Bir mühendise, onlar için ev yapma görevi verildi.

Ben ulusal hizmeti yapmayı kabul etmiştim. Ben bir Eritreliydim ve Eritre gerçekten tehlikedeyse asker olmaya, iyi bir amaç için savaşmaya hazırdım. Fakat şimdi, birileri kendilerini daha da zenginleştirmek için zorla çalıştırırken ölmekteydim. Hayatımı feda ettiğim şeyi göremedim.

Sadece bir bölük komutanı olan bir kişi kadınlar üzerinde isteklerini gerçekleştirme otoritesine sahip oluyordu. Erkekler de onun için çalışmalıydılar. Birlik komutanı kötüydü ama tümen komutanı olunca çok daha kötüydü. Durum gittikçe dah da katlanılmaz olmaktaydı.

Karşı koymaya başladım. “ben askerliğimi yapıyorum. Olup bitenlere katılmıyorum. Ben bir askerim.neden sizin özel şeyleriniz için çalışmak zorundayım? Bunda bir anlam göremiyorum” dedim.  

Tutuklandım, bırakıldım, tekrar tutuklandım. Bir keresinde 3 ay alıkonuldum ve 22 askerle birlikte sabah 6’dan öğleye ve öğle 2’den 4’e kadar tarlada çalıştırıldım. Bu bir tür beyin yıkamaydı. Domates ve soğan ektik.
Daha sonra beni bölük komutanlığına terfi ettirmeyi önerdiler; bu teklif işi kesmem için değil beni dışarıda herhangi bir zaman yakalayabilmek içindi. Işi üstlendim ve dört askerlik bir bölüğü idare ettim.

O zaman Şubat 1999’du ve ikinci saldırı başladı. Bir buçuk gün boyunca ateşin hiç kesilmediği Onoshahok’daydık. Şükür ki zarar görmeden oradan çıktım. Benim bölüğümdeki bir kadın ve erkek yaralandı. Bu kadın, komutanlarının isteklerine razı gelmediği için cepheye gönderilmişti. Burada Mayıs’a kadar kaldık. Sonra benim, birlik liderliği için bir kursa katılmam istendi. Reddettim. Özel bir işe dahil olmak istemiyordum ve arkadaşlarımı ezmek istemiyordum.

Bu yüzden tutuklandım. Beni bağlayarak üzerime süt ve şeker karışımı döküp, açık havada iki buçuk gün boyunca teşhir ettiler. Gündüzleri çok sıcaktı ve geceler inanılmaz soğuktu. Tenim yandı, yüzüm su topladı. Ayrıca çok berbat bir başağrısı başladı. Acıdan dolayı bilincimi yitirmek üzereydim. Bir doktor bulundu ve tedaviye çağrıldım. Ilk başta tümen komutanı bu talebe karşı çıktı. Doktorun sorumluluğu almam ve bir şey olursa senin üzerine kalır demesiyle tedaviyi kabul etti. Beni askeri hastahaneye götürdüler; derimi soydular, dezenfenktanla bedenimi temizlediler ve bana tetrasilin ile antibiyotik verdiler. Hepsi buydu. Iki hafta hastahanede kaldım. Haplara rağmen enfeksiyon kaptım. Çok iğrençti. Ceza olsun diye beni gerektiği gibi tedavi etmediler. Neticede beni, Alla’daki askeri hastahaneye gönderdiler. Dört ay boyunca sol gözüm görmedi. Tümen komutanı hakkında kovuşturma başlattım ama hiç cevap gelmedi.

Bazen yaralarım iyileşti, bazen de yeniden enfeksiyon kaptı ve su topladı. Bu böyle devam etti. En sonunda sürekli hastalık izni alarak ailemin yanına gidebilecektim. Terhisimi istedim ama iyileşir iyileşmez cepheye geri gönderilmek üzere reddedildi;

Saed Ibrahim ile ropörtaj

Vicdani ret hakkı için

Abraham Gebreyesus Mehreteab, İnsan Hakları Komisyonu’nun 61. oturumunda WRI adına bir sunum yaptı. Sunumunu aşağıda belgeledik.

Sayın Toplantu Başkanı

Ben, WRI’yi temsil ediyorum. Bir çok ülkedeki askerlik hizmetine karşı vicdani ret araştırmasını yürüttük. Geçen yıl, Eritreli vicdani retçiler konusunu öncelikli inceleme olarak üstlendik. Binlerce Eritreli vicdani retçi ve firari olduğunu öğrendik.

Eritre’de şu an ki hükümet yasalarınca vicdani ret hakkı tanınmıyor. Yehova Şahitleri gibi dinsel grup üyelerinin bazıları, askerlik hizmetinin reddine içten inanışlarından dolayı 10 yıldan fazladır gözaltında tutulmatadırlar. Bir mahkemede hiç bir oturumları olmadı.

Keyfi gözaltı, işkence, cepheye sürülme, zorla çalıştırma – hepsi, hiçbir oturum yapılmadan – firarileri ve retçileri cezalandırmada kullanılan yaygın yöntemlerdi. Askeri cezalandırmada en çok kullanılan yöntem ise, kurbanın bağlanarak güneş altında günlerce, bazen de haftalarca tutulmasıydı.

Bir yandan bunlar olurken, firari yakınlarına ise, çocuklarını birliğe teslim etmeleri için gözdağı veriliyordu.

Bunlar olmasına rağmen, kesin bir sayı vermek çok zor, ordudaki binlercesi askerlikten kaçmışlardır. Bunlar retlerini vicdanen; ordu diktatoryasına karşı ret ve firar veya kaçarak çeşitli şekillerde deklare etmişlerdir. Bir çok firari, çeşitli ülkelerde politik iltica talebinde bulunmuştur.

BM İnsan Hakları Komisyonu’ndan ricamız, vicdani retçilere ve firarilere karşı sürekli yapılan kötü muhameleyi not etmeleri ve mülteci statüleri Cenevre Toplantısı doğrultusunda vicdani retçilerin ve firarilerin iltica korumaları almaları için başka ölçümlendirmelerin sağlanmasını garanti altına almasıdır..

Ayrıca, Din veya İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü’nden, özellikle Eritre’deki vicdani retçileri ve diğer ordu mensuplarını araştırmalarını talep ediyoruz.

Ve, Eritre Hükümeti’nden Komisyon Önergesi 1998/77 ‘ye uymalarını ve dikkate almalarını rica ediyoruz:

  1. Bütün vicdani retçileri derhal salıverir;
  2. Derin inanç, dinsel çıkış, ahlaki, insani veya benzer motivasyonlarla yani vicdani gerekçelelerle askerlik hizmetini ret hakkını tanır;
  3. Vicdani ret nedenleriyle bağdaşabilir bir alternatif hizmet sağlar.

Çok teşekkür ederim.
Abraham Gebreyesus Mehreteab

Abraham Gebreyesus Mehreteab, Almanya’daki Eritreli Antimilitarizm İnisiyatifi’nin bir aktivistidir ve İnsan Hakları Komisyonu’nda, Uluslararası Savaş Karşıtları (WRI)nı temsil etmiştir.

Binlerce insan, Adi Abeto Askeri Cezaevi’nde tutuluyor

Binlerce insan, askere alınmalardan kaçma şüphesi taşıdıkları gerekçesiyle tutuklanarak Adi Abeto Askeri Cezaevi’nde tutulmaktadırlar ve bu kişiler işkence ve kötü muameleye uğramada ciddi risk taşımaktadır. Söylendiğine göre en az bir düzine tutsak, cezaevindeki karışıklıklar sırasında vurulmuş veya yaralanmış. 4 Kasım’ da başkent Asmara’da, Eritre güvenlik güçleri binlerce genci ve askere almalarda kaçış şüphesi taşıyan diğerlerini ayırmaksızın tutuklamışlardı. Tutuklamalar, sokaklarda, dükkanlarda ve ofislerde, yol kapamalarda ve evlerde gerçekleştirildi. Tutuklular, Asmara’ nın biraz dışındaki Adi Abeto askeri cezaevine götürüldüler. Bu askeri arazi merkezindeki koşullar; sert, kıran kırana kalabalık, az yiyecek ve sağlık korumasından oluşmakta. Söylendiğine göre birçok tutuklu, geceleri çok soğuk havada, battaniyesiz veya ayakkabısız uyumaya zorlanıyorlarmış. Tutsakların ailelerine veya avukatlarına ulaşma hakları da yok.

4 Kasım geceyarısı sularında,  hapishane duvarlarından biri, ihtimal bir kaçma girişimi sırasında, bazı tutsakların üzerine itilmiş gibi görünüyordu. Askerler ateş açtı ve tutsakların bir kısmını öldürdü ve tabii çok fazla sayıda da yaraladı. 8 Kasım’da, Danışma Bakanı iki tutsağın öldürüldüğünü söyledi. Diğer kaynak ise, en az bir düzine tutsağın öldürüldüğünü, ve bunların bedenlerinin ailelerine geri verilmeksizin gömüldüğünü ileri sürdüler. Yaralılar hastahanelere gönderildiler; kimseyle görüştürülmeden, askeri nöbetçi eşliğinde burada tutuldular.

Uluslararası Af Örgütü, 9 Kasım 2004, AFR 64/008/2004

Tutuklu VRlerin Akrabaları

Uluslararası Af Örgütü 28 Temmuz 2005 raporunda, askerden kaçan veya firar edenlerin yakınlarından yüzlercesinin tutuklandığını rapor etti. Tutuklamalar 15 Temmuz’dan itibaren, Eritre’nin güney bölgesindeki Debug’ta gerçekleştirildi.

Af Örgütü raporunda: “ Tutuklananlar; 18 yaşını doldurmuş erkek ve kadınların 1994’ten itibaren ya ulusal servis için bildirimini yapmamış ya da  Sawa askeri eğitimi kampındaki zorunlu askeri eğitimin verildiği son sınıfa katılmamış veya ülkeyi illegal şekillerde terketmiş kişilerin babaları, anneleri veya diğer yakınlarından oluşmaktaydı. Akrabalar, askerlikten kaçmalarına yardım etmeden veya ülkeden çıkışlarını sağlamaktan suçlandılar.  Söylendiğine göre resmi kişiler akrabalara, eğer kayıp kişiyi bulmayı garanti ederlerse 10,000 ve 50,000 nakfa (US$660 - US$3,300) arasında bir kefaletle serbest bırakılabileceklerini teklif etmişler.”

Tutuklananlar, başkasıyla görüşme yasağı altında farklı hapishanelerde tutuldular.  Rapora göre; “Adi Keith kasabası cezaevinde söylendiğine göre, bir çoğu alıkonulmalarını protesto için açlık grevine başlamış ve bu kişiler Asmara yakınlarındaki Mai Serwa kampına gönderilmişlerdi.”

Uluslararası Af Örgütü, 28 Temmuz 2005, AFR 64/011/2005
Şiddetsizliğin Küreselleştirilmesi

Uluslararası Savaş Karşıtları (WRI) Konferansı

Schloss Eringerfeld
Paderborn, Almanya
23-27 Temmuz 2006

Savaş Karşıtları’nın Uluslararası Konferansı “Şiddetsizliğin Küreselleştirilmesi”, tüm dünyadan aktivistlerin bir araya gelerek başka bir dünya mümkünü yaratmada birbirimize nasıl yardım edebileceğimizi görmede büyük bir imkân sağlayacak.

Dünya çapında hareketler bir noktada birleşerek bir hareket oluyor. Bu hareket, küresel finans kurumlarına, çok uluslu ortaklıklara veya devletlere karşı insan gücünün perspektifine ve değerlerine bir yapılanma araştırıyor. Bu hareket, tabandan yükselen bir küreselleşme hareketidir.

WRI,  bu tabandan küreselleşmede, bu hareketlerin hareketinin temel bir rol oynayacağına inanıyor. Bu yüzden gelecek uluslar arası konferansın konusu “Küreselleşme ve Şiddetsizlik”tir.
Daha fazla bilgi için www.globalisingnonviolence.org

Kırık Tüfek

Kırık Tüfek, Uluslararası Savaş Karşıtları’nın (WRI) gazetesidir ve İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Almanca’da yayımlanmaktadır. (Şimdi de Türkçe!)

Kırık Tüfek’in bu baskısı Andreas Speck tarafından ortaya konmuştur. Nuke Resister’a, Forum 18’e, Uluslararası Af Örgütü’ne ve bilgi sağlayan diğerlerine, yayına hazırlamadaki yardımı için Mitzi Bales’e teşekkürler. Kırık Tüfek’in bu baskısının daha fazla kopyasını istiyorsanız WRI ofisiyle kontakt kurun veya web sitemizden download edin.